DOLAR48,29
EURO55,89
GR. ALTIN6.881
BIST14.042
BITCOIN3.753.696
TÜRKİYE

ATO Başkanı Baran: Türkiye hazır giyimde marka ve tasarım ülkesi olmalı

“Ankara Uluslararası Hazır Giyim ve Moda Fuarı-COF26”, dünya hazır giyim ve tekstil sektörünün önde gelen markalarını Başkent’te buluşturdu. Fuarın açılışında konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Hazır giyimde Türkiye’yi ucuz üretici olmaktan çıkarıp, tasarımcı ve marka üreten ülkelerden biri haline getirmek zorundayız” dedi.

03 Eylül 2026 462 okunma 5 dk okuma
ATO Başkanı Baran: Türkiye hazır giyimde marka ve tasarım ülkesi olmalı

ANKARA - BHA

Ankara Ticaret Odası’nın destekleriyle, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği öncülüğünde gerçekleştirilen “Ankara Uluslararası Hazır Giyim ve Moda Fuarı-COF26”nın açılış programında, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ın yanı sıra, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı ve ATO’nun 2 No’lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi Meclis Üyesi Hayati Akbaba ile REM Fuarcılık Genel Müdürü Remzi Çayır da birer konuşma gerçekleştirdi.

Açılış programında, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, ATO’nun 2 No’lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi ile 17 No’lu Tekstil, Tuhafiye, Mefruşat Meslek Komitesi üyeleri, ATO Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Tırpancı, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği üyeleri ve sektör temsilcileri yer aldı.

“Sektörün çok güçlü bir üretim ve istihdam kapasitesi var”

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, açılışta yaptığı konuşmada, hazır giyim ve tekstil sektörünün hem Ankara hem de Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Türkiye genelinde sektörde yaklaşık 35-40 bin firmanın faaliyet gösterdiğini ve 500 binin üzerinde kişinin istihdam edildiğini belirten Baran, “Tekstil ve hazır giyim ülkemiz için de şehrimiz için de çok kıymetli bir alan. İstihdam oluşturma kapasitesiyle, ihracatıyla, üretim altyapısıyla, oluşturduğu dış ticaret fazlasıyla ve birçok farklı sektörü besleyen yapısıyla bizim için çok önemli bir sektör. Tekstil sektörü Ankara’mızda belki de savunma sanayinden sonraki en kıymetli sektörlerden biri. Üretim anlamında, ihracat anlamında, ticaret anlamında Ankara’mıza çok büyük katma değer sağlıyor. Son dönemde hem ülkemizde hem de küresel ölçekte sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Ancak sektörümüzün kabiliyeti ve gücüyle bu sürecin aşılacağına, önümüzdeki yıllarda çok daha iyi noktalara geleceğimize inanıyorum” dedi.

Sektörün ihracat rakamlarına da değinen Baran, 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 6,3 oranında daralma yaşandığını, ihracatın 16,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. 2026 yılının ilk yedi ayında ise ihracatın 9 milyar doları aştığını kaydeden Baran, “Bu rakamlar bizleri mutlu eden seviyeler değil. Ancak Ankara ekonomisi içinde sektörümüzün çok önemli ve çok kıymetli bir yeri var. Küresel ticarette de Çin ve Hindistan başta olmak üzere fiyat rekabetinin öne çıktığı farklı gelişmeler yaşanıyor. İnanıyorum ki yakın zamanda bu sıkıntıları da aşacağız ve tekstil ile hazır giyim sektörü ülkemiz için yine çok kıymetli bir sektör olmaya devam edecek” diye konuştu.

“Markalaşmaya daha fazla odaklanmalıyız”

Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim alanındaki üretim gücünün markalaşmayla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Baran, katma değerli üretim ve ihracatın önemine dikkat çekti. Baran, “Bu alanda markalaşmamız lazım. Dünyaya, özellikle Avrupa ülkelerine baktığımızda çok büyük ve önemli markalar görüyoruz. Bizim üretimimiz ve ulaştığımız rakamlar da gerçekten çok kıymetli ancak markalaşma konusunda biraz daha çalışmamız gerekiyor. Cari açık üreten bir ülke olarak katma değerli üretime ve katma değerli ihracata ihtiyacımız var. Bu nedenle markalaşmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Sektörde yalnızca maliyet avantajının yeterli olmadığını vurgulayan Baran, “Tasarım önemli, marka önemli, hız önemli. Dijitalleşme, teknoloji, sürdürülebilirlik ve tüketiciye doğru zamanda ulaşmak da en az maliyet kadar önemli. Sektörümüzün bütün bunları başarabilecek çok güçlü bir kabiliyeti, farklı bir bakış açısı ve heyecanlı bir yapısı var. Hazır giyimde Türkiye’yi ucuz üretici olmaktan çıkarıp, tasarımcı ve marka üreten ülkelerden biri haline getirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Tekstilkent vurgusu 

Konuşmasında Ankara’da hayata geçirilmesi gündemde olan Tekstilkent projesine de değinen Baran, sektörün bir araya getirilmesi ve çalışma koşullarının geliştirilmesi açısından projenin önem taşıdığını söyledi. Baran, “Tekstilkent’i bundan önceki süreçte de çok konuştuk. İnşallah bu alanda yol alırız. Sektörü rahatlatmak ve bir araya getirmek adına böyle bir oluşuma ihtiyaç var”  dedi.

Ankara Ticaret Odası olarak sektörün yanında olmaya devam edeceklerini kaydeden Baran, “Ankara Ticaret Odası olarak sektörümüzün her zaman yanındayız. Bundan sonraki süreçte de sektörün daha farklı, daha güzel ve daha iyi noktalara gelmesi için elimizden gelen her ne varsa yapmaya hazırız” diye konuştu.

“Ankara'yı modanın da başkenti yapmak için çalışıyoruz”

Ankara Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı ve ATO’nun 2 No’lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi Meclis Üyesi Hayati Akbaba da konuşmasında, göreve geldikleri günden bu yana Ankara’yı modanın da başkenti yapmak amacıyla çalışmalar yürüttüklerini belirterek, bu kapsamda Tekstilkent projesi, UR-GE projesi ve Uluslararası Moda Fuarı olmak üzere üç temel hedef belirlediklerini söyledi.

Ankara’da dağınık yapıda faaliyet gösteren imalatçı, toptancı, yan sanayi ve sektörün diğer bileşenlerini bir araya getirecek Tekstilkent projesine ilişkin çalışmaların devam ettiğini kaydeden Akbaba, “Başkentimize, Ankara’mıza yakışır bir Tekstilkent projesini hayata geçirmek istiyoruz. Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlarla görüşmeler gerçekleştirdik, çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Ankara’daki kadın giyim üreticisi markaların dünya pazarlarına açılması ve ihracat potansiyelinin artırılması amacıyla hazırlanan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi’nin de 1 Ekim itibarıyla başlatılmasının planlandığını ifade eden Akbaba, Başkent’te uluslararası bir moda fuarı düzenleme hedeflerinin ise Capital of Fashion ile hayata geçtiğini söyledi. Akbaba, “Uluslararası arenada fuarların güç kaybettiği bir dönemde, herhangi bir teşvik almadan bu fuarın beşincisini düzenliyoruz. Ancak gerçek başarının sürdürülebilir ve geleneksel hale gelmiş bir fuardan geçtiğine inanıyoruz. İnşallah fuarımız Ticaret Bakanlığımızın teşvikli fuarları kapsamına girer ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşur” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından, Esswaap markasına ait yeni sezon tasarımlarının sergilendiği defile gerçekleştirildi. Demet Şener, Özge Ulusoy ve Gizem Özdilli’nin de podyuma çıktığı defilede, markanın yeni sezon koleksiyonu davetlilerin beğenisine sunuldu.

4 Eylül’e kadar devam edecek fuarda, kadın hazır giyim başta olmak üzere sektörün farklı ürün grupları ile yeni sezon koleksiyonları ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Yaklaşık 100 firmanın stant açtığı fuar, Türkiye’nin 81 ilinden mağaza sahipleri, butik işletmecileri, alım heyetleri ve sektör profesyonellerini ağırlamak üzere misafirlerini bekliyor.

 

 

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

TÜRKİYE kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi