Diyarbakır İçkale’de binlerce yıllık tarih gün yüzüne çıkıyor

Mezopotamya’nın köklü yerleşimlerinden Diyarbakır’da İçkale, farklı uygarlıklardan günümüze ulaşan tarihî yapılarıyla kentin geçmişine ışık tutuyor. Artuklu Sarayı kalıntılarından Atatürk Müzesi’ne, Saint George Kilisesi’nden Artuklu Kemeri’ne uzanan tarihî miras, günümüzde farklı işlevlerle ziyaretçilerini ağırlıyor.

27 Ekim 2026 92 okunma 3 dk okuma
Diyarbakır İçkale’de binlerce yıllık tarih gün yüzüne çıkıyor

DİYARBAKIR - BHA

Mezopotamya’nın verimli topraklarında kurulan Diyarbakır, binlerce yıl boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yaptı. Kentin bilinen en eski adlarından biri olan “Amidi”, Asur metinlerinde yer alırken bölge, tarih boyunca farklı devletlerin ve kültürlerin izlerini taşıdı.

MÖ 3000’li yıllarda Asurların egemenliğinde bulunan bölge; Hurri-Mitanniler, Urartular, Persler, Romalılar, Selevkoslar, Partlar, Büyük Tigranlar, Araplar, Emeviler, Abbasiler, Şeyhoğulları, Mervaniler, İnaloğulları, Nisanoğulları, Selçuklular, Artuklular, Eyyübiler ve İlhanlılar gibi pek çok topluluğun tarihine tanıklık etti.

İçkale, kentin yönetim merkezi olarak kullanıldı

Farklı uygarlıkların egemenliğine giren Diyarbakır’da yerleşim düzeninin temel unsurları uzun yıllar boyunca varlığını korudu. İçkale’de bulunan tarihî kalıntılar ve bölgenin konumu, buranın yakın dönemlere kadar kentin yönetim merkezi olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.

Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman, İçkale’yi genişleterek surlara 16 burç ve iki yeni kapı ekletti. Böylece bölgenin savunma ve yönetim açısından taşıdığı önem daha da arttı.

İçkale sınırları içerisinde yer alan Virantepe Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda ise 13. yüzyılın başlarına tarihlenen Artuklu Sarayı’nın kalıntıları ortaya çıkarıldı. Sarayın öne çıkan mimari unsurları arasında, dört yönde eyvanlarla çevrelenen süslü bir havuz bulunuyor.

Artuklu mimarisinde suyun serinliğinden ve sesinden yararlanmak amacıyla kullanılan “selsebil” düzenlemesinin bir örneği de aynı döneme ait Gazi Köşkü’nde günümüze kadar ulaştı.

Geçmişte yönetim merkezi olarak kullanılan İçkale’deki Eski Adliye, Cezaevi, Kolordu ve Jandarma binaları ile Saint George Kilisesi, bugün farklı işlevlerle ziyaretçilere ve kent sakinlerine hizmet veriyor.

Tarihî yapılar günümüzde farklı amaçlarla kullanılıyor

İçkale’deki yapıların bir bölümü müze, sanat galerisi, idari bina ve kafeterya olarak değerlendiriliyor.

Atatürk Müzesi (Karargâh Binası): 1902 yılında Umumi Müfettişlik makamı olarak inşa edilen bina, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de 2. Kolordu Komutanı olarak Diyarbakır’da bulunduğu sırada karargâh olarak kullanıldı. Yapı, 1973’te 7. Kolordu Komutanlığı tarafından onarıldı ve 2017’de yeniden düzenlenerek Atatürk Müzesi adıyla ziyarete açıldı.

Valilik Kabul Makamı (Adliye B Binası): II. Abdülhamid döneminde, 1891-1893 yılları arasında Büyük Adliye Sarayı olarak kullanılmak üzere inşa edilen bina, günümüzde Valilik Kabul Salonu olarak hizmet veriyor.

Sanat Galerisi (Saint George Kilisesi): Mimari özellikleri bakımından MS 4. yüzyıla tarihlendirilen kilisenin batı tarafına, Artuklular döneminde kubbeli bir bölüm eklendi ve yapı hamama dönüştürüldü. Tarihî bina, günümüzde Saint George Kilisesi Sanat Galerisi olarak kullanılıyor.

İdari Bina (Vakıflar Müdürlüğü-Defterdarlık Binası): Osmanlı döneminde kamu binası olarak kullanılan yapı, 1900-1907 yıllarına tarihleniyor. Günümüzde Vakıflar Müdürlüğü ve Defterdarlık hizmetlerinin yanı sıra Müze İdari Hizmetler Binası olarak da kullanılıyor.

İdari Ek Bina (Cephanelik): 1906 yılında Ziraat Bankası Dairesi olarak inşa edilen bina, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından idari ek bina olarak kullanılmaya başlandı.

Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü (Eski Cezaevi Binası): Artuklular döneminde kervansaray olarak inşa edilen yapı, Osmanlı döneminde gerçekleştirilen onarımların ardından cezaevine dönüştürüldü. Günümüzde Diyarbakır Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı ile Müze Müdürlüğünün eser deposu olarak hizmet veriyor.

Kafeterya (7. Kolordu Komutanlık Binası): Dönemin Diyarbakır Valisi Mehmet Faik Paşa zamanında 1902 yılında kolordu binası olarak yaptırılan yapı, bugün Hevsel Bahçeleri manzarasına açılan bir kafeterya olarak kullanılıyor.

Artuklu döneminden günümüze ulaşan eserler

İçkale’deki tarihî miras yalnızca saray ve kamu binalarıyla sınırlı kalmıyor. Artuklu döneminden günümüze ulaşan mimari eserler de bölgenin geçmişini yansıtıyor.

Artuklu Kemeri: 1206-1207 yıllarında inşa edilen ve 10 metre genişliğe sahip sivri kemerin girişinin iki yanında, aslan ile boğanın mücadelesini betimleyen ünlü kabartmalar yer alıyor.

Aslanlı Çeşme: 19. yüzyılın sonlarında yaptırılan ve üçgen alınlığıyla dikkat çeken çeşmenin, suyun aktığı iki aslan heykelinden biri zaman içerisinde kayboldu. Diğer aslan heykeli ise Müze Müdürlüğü tarafından koruma altına alındı.

Diyarbakır İçkale, farklı dönemlerden kalan mimari eserleri, tarihî yapıları ve günümüzde sürdürülen yeni işlevleriyle kentin çok katmanlı geçmişini bir arada yaşatmayı sürdürüyor.

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.
Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi